|
|
#1 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 4.231
|
Genel Bilgiler Volkswagen'in orta sınıftaki temsilcisi Passat, ilk olarak 1974 yılında tanıtıldıktan sonra beş nesilde toplam 13 milyon adetlik satış rakamına ulaşmış bir bestseller. Ülkemize ilk olarak dördüncü jenerasyonun temsilcileriyle 1996 yılından itibaren ithal edilmeye başlanan otomobilden, 9 yılda 40 bin adet satılmış. Bu yıl Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtılan yeni Passat, ülkemizde 1.6 litre 102 HP, 1.6 litre FSI 115 HP ve 2.0 litre FSI 150 HP'lik benzinli, 2,0 litre TDI 140 HP'lik turbo dizel olmak üzere toplam dört motor seçeneğiyle satılıyor. 102 HP'lik versiyon dışında bütün motor seçeneklerinde Tiptronik otomatik şanzıman opsiyonu var. Ancak 2.0 litrelik versiyonda bu ay içinde sunulmaya başlanacak Tiptronik şanzıman 1.6 litrelik versiyonlarda ağustostan itibaren yer alacak. Karoser, iç mekan [ Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Daha Fazla RESIM ve LINKLERI görebilir.Diger resimleri gorebilmek icin 10 SANİYENİZİ AYIRARAK KAYIT OLABiLİRSİNİZ VE FORUMUMUZUN TÜM OLANAKLARINDA BEDAVA YARARLANABİLİRSİNİZ . Kayıt olmak için tıklayınız..] Üniforma değişikliği Passat'a stil getirmiş. Ülkemizde yıllarca büyük ilgi gören selefinin sıradan kalan yalın çizgilerinin aksine özgün tasarım çizgilerine sahip olan Passat, en az ağabeyi Phaeton kadar ciddi ve prestijli görünüyor. Farlardan tampona doğru uzanan gözyaşı damlacıkları ve çok lensli arka aydınlatma grubundaki LED teknolojisi prestiji arttıran unsurlardan bazıları. Bütün sınıflarda söz konusu olan boyutların büyümesi, Passat'ta da fark ediliyor. Boyu selefinden 62 mm daha uzun olan Passat'ın aks mesafesiyse iç mekandaki ferahlığın habercisi gibi: 2710 mm. Otomobilin kabininde eskiden olduğu gibi ferahlık ve konfor ön planda. Zaten Passat'ı tercih nedeni yapan özelliklerin basında gelen konforun riske edilmesi beklenemezdi. Kabindeki en önemli yenilikler kokpit üzerinde toplanmış. Bunlar sektör için devrim değil ama VW de kullanım alanı bulması, gelecek yıllarda hangi iki enstrümanın tarihe karışacağını gösteriyor: Anahtar ve el (park) freni. Birçok üretici artık anahtarları terk etme yolunda. Bunların yerini üreticilerin kart, kumanda gibi farklı tercihleri alıyor. Renault'nun motoru çalıştırmak için sunduğu Renault-Card, boyutlarıyla pek pratik görünmezken VWnin çok şık tasarımlı kumandası, kontağa takılıp bastırıldığında motoru çalıştırıyor. Kokpit üzerinde ergonomik açıdan bir sorun da, kullanıcıya "keşke" dedirten bir yerleşim sorunu da bulunmuyor, El freni kolundan boşalan alan bardaklıklar ve kapaklı çekmeceyle kullanışlı hale getirilmiş. Kabinde kullanılan genel malzeme ve işçilik seviyesi yeterince iyi. Ama kokpit kaplamalarının çok da iyi sabitlenmediğini gözlemledik. Hızlanma ölçümlerinde torpido kapağının sürekli açılması da montaj işçiliğiyle ilgili bazı ihmalleri gösterdi. Bunların dışında kabindeki kullanım alanları oldukça geniş. Kapı içlerindeki gözler, bacak boşlukları, torpidodaki kapaklı gözler yeterli büyüklükte. Orta konsola gizlenmiş minik çekmeceler küçük eşyaları gizlemek için ideal alanlar. Önde ve arkadaki geniş diz ve baş mesafeleriyle, geniş ve rahat koltuklar konforu yüksek tutuyor. Bagaj kapağını anahtar üzerindeki uzaktan kumandayla veya bagaj kapağı üzerindeki büyük logoya bastırarak açmak mümkün. 485 litrelik bagajın hacmi selefînden 10 litre daha fazla. Motor, performans Passat'ın kaputunun altındaki FSI motor, VW’nin yakıt enjeksiyonunda ulaştığı teknolojiyi gösteriyor. Dizel motorlarda turbo besleme ve direkt enjeksiyonun yaptığı devrimin ardından, benzini silindirlerin içine direkt enjekte eden FSI teknolojisi de devrim hedefliyor. Sistem, yakıtın daha iyi pulverizasyon (yayılma) ve daha etkili ateşleme sağladığı esası üzerine kurulu. Bugüne dek bu devrimi performans ya da düşük tüketim olarak gözleyemediysek de şimdilik sadece yurtdışında çok önemli olan egzoz emisyon değerleriyle ilgili önemli gelişmeler yaşandığı bir gerçek. VW’nin 115, 150 ve 200 HP'lik versiyonları bulunan 1984 cc hacimli motoru, yakıt besleme teknolojisi dışında da gelişmiş özelliklere sahip. Maksimum torkun düşük devirlerde edilebilmesi farklı yapıdaki ilk iki versiyonda da gözlenen bir durum. Ama 200 HP'lik versiyonun kullanıldığı Golf GTI'da alt devirlerin anlık da olsa biraz dingin, sonrasında tam bir çılgın olduğunu gözlemlemiştik. Dört silindirli, 150 HP'lik FSI motorun Passat'taki verimini incelerken, sakin ama istikrarlı bir makineyle karşılaşıyoruz. Alt devirlerde hantallık yaşatmadan seri bir şekilde devirlenen motor, otomobili zorlanmadan hızlandırıyor. 6500 d/d civarına kadar güç üreten motorun Passat'ı son hızına taşırken gösterdiği kararlılık sadece yola bakarak hızın algılanmasını zorlaştırıyor. Çünkü 200 km/s hızda bile ataklık kesilmiyor ve otomobil istekle hızlanmayı sürdürmek istiyor. FSI'ın en önemli iddialarından biri olan ekonomi, bizde sürüş sonrasında büyük bir tasarruf beklentisi yaratmıştı. Ancak ölçümler sonrasında saptadığımız 100 km'de 10.1 litrelik tüketim, Passat 2.0 16V FSI'ın geleneksel enjeksiyonlu 2.0 litrelik motorlara yakın düzeyde yakıt harcadığını gösterdi. Belki FSI'ın etkisi uzun yolculuklarda fark edilebilir. Kullanım, konfor Bir önceki nesil Passat'ın en önemli sorunu kaputun altında, kabine yakın konumlandırılmış motorun bozduğu ağırlık dağılımı ve önde kalan boşluk nedeniyle önden kolay kaymasıydı. Yeni şasi üzerinde yepyeni bir geometri üzerine kurulan Passat'ta yol tutuşla ilgili sorun bulmak çok zor. Normal bir kullanıcının algılayabileceği herhangi bir sorun göze çarpmazken olası aksiliklerde otomobilin çizgi güvenliğini kollamak için denge kontrol sistemi ESP, çekiş kontrol sistemi ASR, tork kontrol sistemi MSR ve elektronik diferansiyel kilidi EDL gibi birçok teknolojik destek yer alıyor. Ama VW bunlarla yetinmemiş. Arka aksta kullanılan çok kollu bağlantılar sayesinde sert virajlarda denge bozulmadan hızlı dönüşler yapmak mümkün ve güvenlik adına hiçbir tedirginlik hissedilmiyor. Süspansiyona ilişkin tek sorun, özellikle bakalit kasisler gibi kısa sert darbelere yol açan engebelerde amortisörlerin yetersiz kalabilmesi. Direksiyonun tepkileri çabuk ve bununla birlikte keskin yönlendirmeler yapılabiliyor. Passat'ta park freni kokpitin solundaki düğmeye basılarak devreye alınıyor. Sistemi devreden çıkartabilmek için mutlaka fren pedalına da basmak gerekiyor. Bu kullanım şekli Renault'nun Scenic'te sunduğu, motor stop edildiği anda otomatik devreye giren, hareket emri verildiğinde de devreden çıkan park freninin biraz gerisinde ama yine de çok kullanışlı. Otomobilin fren sistemi görevini çok iyi yapıyor. Hassas dozlanabilen fren pedalı Passat'a sınıfının en iyi duruş mesafesini getirmiyorsa da duruşlar dengeli ve güvenilir.
Araba İle İlgili Diğer Sayfalarımıza Baktınız Mı?
|
|
|
|
| TumArabalar.Com Hizmetleri | |