|
|
#1 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 4.231
|
Genel Bilgiler Japon üretici Suzuki'nin hafif arazi aracı Grand Vitara'nın platformu kullanılarak geliştirilen uzun şasili Grand Vitara XL-7, ilk kez 2000 yılında Tokyo Otomobil Fuarı'nda tanıtıldı. Özellikle Amerika pazarında başarı hedeflendiğinden bir kez de 2001 yılı Detroit Otomobil Fuar’ında lansmanı yapılan araç, sadece 2.7 litre 173 HP'lik V6 motorla üretiliyor. Suzuki'nin Türkiye temsilcisi Suzuki Otomobil Paz. ve Tic. A. Ş., Grand Vitara XL-7'yi hem manuel hem de otomatik şanzımanlı seçenekleriyle ithal ediyor. Karoser, iç mekan [ Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Daha Fazla RESIM ve LINKLERI görebilir.Diger resimleri gorebilmek icin 10 SANİYENİZİ AYIRARAK KAYIT OLABiLİRSİNİZ VE FORUMUMUZUN TÜM OLANAKLARINDA BEDAVA YARARLANABİLİRSİNİZ . Kayıt olmak için tıklayınız..] Suzuki Grand Vitara'nın isteğe bağlı olarak yedi kişilik oturma kapasitesi sunabilen uzun şasili modeli XL-7, bu özelliğini kardeşinin platformunda yapılan değişikliklere borçlu. Beş kaplı Grand Vitara'da 2480 mm olan aks mesafesi, uzatılmış şasinin kullanıldığı Grand Vitara XL-7'de 320 mm'lik artışla 2800 mm'ye çıkartılmış. Aracın karoser ölçülerinde de küçük kardeşine göre önemli farklılıklar var. Grand Vitara'nın 4195 mm olan uzunluğuna karşılık, XL-7'nin boyu 4700 mm. Uzunluktaki 505 mm'lik artış, aracın istendiğinde yedi kişi için oturma alanı sunabilmesini sağlamış. 1780 mm'lik genişliği, küçük kardeşiyle aynı olan XL-7'nin 1740 mm'lik yüksekliğiyse 60 mm daha fazla (Grand Vitara: 1680 mm). Grand Vitara XL-7'nin yerden yüksekliğiyse 190 mm. Suzuki Grand Vitara XL-7, boyutlarıyla Honda CR-V (4575/1780/1710 mm) ve Nissan X-Trail (4510/1765/1665) gibi rakiplerinden daha büyük. Burun, profil ve arka tasarımında Vitara'nın alışılagelmiş görüntüsünü taşıyan aracın şık alaşım jantları bile küçük kardeşiyle aynı. Ancak önde kullanılan gövde rengi koruma barının araca daha güçlü bir görüntü kazandırdığını belirtmemiz gerek. Aracın boyutlarından kimliğini teşhis edemeyenler ön çamurluklardaki kromajlı XL-7 yazısından yakalayabilir. XL-7'nin iç mekanında da gerek plastik aksam, gerekse temel kumandalar Grand Vitara'yla aynı. Gri renkli vasat kalitede plastiğin kullanıldığı araçta kokpitteki kumandalar, 90'lı yılların başında hemen hemen bütün Japon otomobil üreticilerinin tercih ettiği türden. Bu kumandaların çoğu kullanımda sorun yaratmıyor ama örneğin sürgülü havalandırma kolları modern trendlerin çok uzağında kalıyor. Aynı şekilde böylesi bir araçta yakıt seviyesinin sadece ibreyle gösterilip, bir uyarı ışığının sunulmaması, kısıtlı yakıtla yolculuk yaparken beklenmedik sürprizler yaşatabilir. XL-7'nin yumuşak dolgulu koltukları, değişken özellikleriyle farklı kullanım amaçlarına uygun hale getirilebiliyor. Ayrı ayrı ileri geri kaldırılabilen arka koltuklar, istendiğinde yatırılıp katlanabiliyor. Sürücü koltuğu yükseklik ayarlı olan XL-7'nin yolcu koltuğunun altında kullanışlı bir çekmece yer alıyor. Beş koltuklu olarak kullanıldığında 900 litre bagaj hacmi sunan XL-7' de koltuklar yatırıldığında 2065 litrelik geniş bir hacim elde etmek mümkün. Yedi koltuklu versiyonda tüm koltuklar kullanımdayken bagaj hacmi 187 litreye kadar düşüyor. Motor, performans Suzuki Grand Vitara XL-7'de görev yapan 2736 cc hacimli, 24 supaplı, çok noktadan elektronik enjeksiyonlu V6 motor, 5500 d/d'de 173 HP güç ve 3300 d/d'de 231 Nm tork üretiyor. Hafif metalden üretilmiş silindir kapağı ve bloğa sahip olan motor, yüksek gücünü son derece görkemli bir ses eşliğinde üretiyor. Hidrolik amortisörlerle karosere bağlanan, dengeli ve sarsıntısız çalışan motor, canlı karakterini hemen hemen bütün devir bandında hissettirebiliyor. Grand Vitara XL-7'nin 1550 kg'lık cüssesini kolaylıkla harekete geçirebilen motor, araca 1850 ks'lık römork çekme izni de veriyor. Motorda, triger kayışı yerine zincir kullanılarak bakım maliyeti düşürülmüş. Grand Vitara XL-7, uygun lastikler kullanıldığında CR-V, X-Trail ya da RAV-4 gibi SUV'lardan farklı olarak ağır arazi şartlarında da güç gösterisi yapabiliyor. Bu özelliğini dört tekerlekten çekiş sistemine borçlu olan XL-7, bu konuda haklı bir üne sahip olan Mitsubishi Pajero'yla bile boy ölçüşebilir. Normal kullanımda arkadan itişli olan XL-7, istendiğinde küçük arazi vites kolu kullanılarak kaygan zeminlerde yararlanılması önerilen 4H ya da ağır arazi şartları için 4L modlarına alınabiliyor. Arkadan itiş modundan 4H moduna, ön tekerlekler düz olmak şartıyla 100 km/s'ye kadar hızlarda hareket halindeyken de geçilebiliyor. XL-7'yle yaptığımız ölçümlerde motor gücünün yüksek ağırlığa rahatça kafa tuttuğunu gözlemledik. 0-100 km/s hızlanmasını 10.5 sn'de tamamlayan XL-7, esneklik ölçümlerinde de 60-100 km/s hızlanmasını dördüncü viteste 11.0 sn, beşinci viteste de 16.0 sn'de tamamladı. 80-120 km/s hızlanma ölçümlerindeyse dördüncü viteste 9.2 sn, beşinci viteste de 12.0 sn'lik değerler saptadık. Suzuki Grand Vitara XL-7, maksimum hızı olan 175 km/s'ye zorlanmadan ulaşabiliyor. Test süresince 100 km'de ortalama 11.2 litre yakıt tüketen XL-7, 66 litrelik deposuyla 589 km'lik menzil sunabiliyor. Ancak bu limiti zorlamamakta yarar var, belirttiğimiz gibi yakıt göstergesinde uyarı ışığı bulunmaması risk yaratabiliyor. Kullanım, konfor XL-7, arkadan itişli olarak kullanıldığında gaz pedalına çok hassas davranılmasını isteyen bir araç. Sokak aralarındaki köşe dönüşlerinde bile gazın ayarı kaçırıldığında yüksek torkun etkisiyle Amerikan otomobillerini anımsatır şekilde arkasını savuran araç, kaygan zeminlerde çok daha büyük risk yaratıyor. O nedenle zemin ıslandığı anda dört tekerlekten çekişi tercih edip güvenliği sağlamakta yarar var. Yumuşak süspansiyon sistemine sahip olan araç, gerek asfalt gerekse arazi koşullarında konforu sağlayabiliyor. Özellikle arazi sürüşlerinde engebeler aşılırken süspansiyondan ve kabin içinden ses duyulmaması dikkat çekiyor. Grand Vitara XL-7'nin yüksek gövde yapısı ve geniş yan yüzeyi nedeniyle hava akımının yoğun olduğu yerlerde, özellikle köprü ve viyadük geçişlerinde stabilitesi kolayca bozulabiliyor. Bu nedenle hızı kontrollü tutmak en doğrusu. XL-7'nin iç mekanıyla ilgili getirebilecek en önemli eleştiri, önde çok geniş bir alan bulunmaması. Özellikle omuz mesafeleri, modern rakiplerine göre kısıtlı kalıyor. Aracın silecek koluna entegre edilen hız sabitleme sistemini devreye sokmak için önce kokpitteki düğmeye basmak gerekiyor. Sabit gidilecek hızı belirlemek için kolun ucu aşağıya, artırmak içinse yukarıya çevirmek gerekiyor. Ama günümüzde artık çok daha pratik uygulamalar var. Yerini hız sabitleme sistemine kaptıran arka cam sileceğineyse kokpitin solundaki iki ayrı düğmeyle kumanda ediliyor. Düğmelerin yeri ve silecekle fıskiyenin ayrı ayrı düğmelerle çalıştırılması pek de ergonomik değil. Kapı içlerindeki elektrikli cam kumandaları, diğer birçok Japon otomobilindeki gibi sorunsuz kullanılıyor. Ancak sadece yolcu kapısındaki cam açma düğmesi, hiç kullanışlı olmayan bir şekilde konumlandırılmış. 1550 kg'lık Grand Vitara XL-7, güçlü fren sistemiyle, ölçümlerimizde hem sınıf standartlarında değerler sağladı, hem de güvenilir sayılabileceğini kanıtladı. 60 km/s hızdaki panik frende 14 metrede durabilen araç, 100 km/s hızdaysa 42 metrede durdu. 100 km/s'deki frenaj değerini X-Trail'de 41 ve CR-V'de 43 metre olarak saptamıştık. Güçlü motor sesinden başka gürültüye izin verilmeyen aracın yalıtımı yeterince iyi. Beşinci viteste 130 km/s hızda saptadığımız 67 dB(A)'lık değer, XL-7'nin rakipleri kadar sessiz olduğunu gösteriyor.
Araba İle İlgili Diğer Sayfalarımıza Baktınız Mı?
|
|
|
|
| TumArabalar.Com Hizmetleri | |