|
|
#1 (permalink) |
|
Moderator
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 4.231
|
Genel Bilgiler [ Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Daha Fazla RESIM ve LINKLERI görebilir.Diger resimleri gorebilmek icin 10 SANİYENİZİ AYIRARAK KAYIT OLABiLİRSİNİZ VE FORUMUMUZUN TÜM OLANAKLARINDA BEDAVA YARARLANABİLİRSİNİZ . Kayıt olmak için tıklayınız..] İlk kez 2003 sonbaharında tanıtıldıktan sonra 2004 ilkbaharında satışa çıkan üçüncü nesil Astra, Opel'in Almanya, Belçika ve İngiltere tesislerinde üretiliyor. İlk aşamada beş kapılı hatchback versiyonuyla satışa sunulan Astra'yı sonbaharda tanıtılacak daha uzun aks mesafeli station wagon ve 2005 ilkbaharında tanıtılacak üç kapılı sportif versiyon izleyecek. Ülkemizde 1.4 litre 90 HP, 1.6 litre 105 HP, 1.8 litre 125 HP ve 2.0 litre 190 HP'lik benzinli ve 1.7 litre 100 HP'lik turbo dizel motorlu seçenekleri satılan Astra'nın 1.6 litrelik versiyonlarında Easytronic adlı elektrohidrolik otomatik şanzıman seçeneği isteğe bağlı olarak alınabiliyor. Karoser, iç mekan [ Sadece Kayıtlı Üyelerimiz Daha Fazla RESIM ve LINKLERI görebilir.Diger resimleri gorebilmek icin 10 SANİYENİZİ AYIRARAK KAYIT OLABiLİRSİNİZ VE FORUMUMUZUN TÜM OLANAKLARINDA BEDAVA YARARLANABİLİRSİNİZ . Kayıt olmak için tıklayınız..] Temel rakibinin biraz sıkıcı çizgilerine karşın Astra'nın dinamik tasarım hatları yollarda kolayca ayırt edilmesin sağlıyor. Burun yapısında kaputu ikiye böler gibi başlayan ve kokpit üzerinde devam edip bagaj kapağında son bulan çizgiyle üzerinde kafa yorulduğunu belli eden ince tasarım özelliklerine sahip olan Astra'da bu çizgiyi uzaktan kumanda ünitesi üzerinde de görmek mümkün. Malzeme ve işçilik kalitesi hayli yüksek olan iç mekanda orta konsol kumanda grubu özellikle sürüş esnasında fazla ilgi istediğinden sürücüyü yapılacak işlemden vazgeçirip var olan ayarları kabul ettirebilecek kadar karmaşık. Temel kontrollere ulaşmak ve ayar yapmak bu kadar karmaşık olmamalıydı. Kokpit çevresinde cep ya da gözlerin ekyasak kelimeyasak kelimeyasak kelimeliği de hemen hissediliyor. Astra’nın koltuklarında oturma alanları, yanal destekler, baş-diz ve omuz mesafesi yeterince geniş. Minder sertliği herkese hitap etmese de yolculuklarda yorgunluk yaşamamak için en ideal sertliğin bu olduğunu düşünüyoruz. Astra'nın 350 litrelik bagajı arka koltukların asimetrik olarak katlanmasıyla 1270 litreye kadar genişletilebiliyor. Sunduğu hacimle sınıfı içinde ortalamalarda yer alan bagaja, tampona dönük tutamakla ulaşmak zorunda olmak yağmurlu havalarda ellerin çamur olacağını gösteriyor. Ama bu tamamen Astra'nın değil, ülkemiz yollarının da kusuru. Motor, performans Opel'in ilk iki neslinden tanıdık olan 1.6 litrelik motoru, üçüncü nesile aktarılmadan önce yapısına Twinport sisteminin dahil edilmesiyle modernize edilmişti. Üçüncü nesle uygulanmadan önce ilk olarak ikinci nesil Astra'da denenen motorun geliştirilen özellikleri, daha önce Opel’in eleştiriler almasına yol açan tüketim handikapını ortadan kaldırmaya yönelik. Yanmayı optimize eden ikinci bir hava kanalıyla modifiye edilen motorda sağlanan en önemli kazanç selefine göre belirgin şekilde düşen yakıt tüketimi. Son yıllarda otomobil üreticilerinin maliyetleri düşürmek için geleneksel otomatik şanzımana tercih ettikleri, daha düşük üretim maliyetli elektrohidrolik şanzımanların kullanımına yoğunluk verdikleri gözleniyor. Alfa Romeo'da Selespeed, BMW'de SMG, Ford'da ASM, Mercedes'te Sequentronic, Citroen'de SensoDrive, Fiat'ta Dualogic adıyla alan sistem Opel'deyse Easytronic adını taşıyor. Alman üretici elektrohidrolik şanzımanın en tutkulu taraftarlarından biri durumunda. Öyle ki henüz başlangıç aşamasındayken bile Opel Easytronic'i geleneksel otomatik şanzımanının önüne çıkarmıştı. Özellikle Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede Corsa'da otomatik şanzıman sunulmazken tamamen Easytronic'e dönülmüştü. ilk zamanlarında birçok markada eğimdeki kalkışlarda geriye kaymaya engel olamaması, sık sık kilitlenmesi ya da boşta kalması ve vites seçimindeki bocalamalarıyla sıkıntılar yaşatan elektrohidrolik şanzımanlar zaman içinde birer birer çocukluk hastalıklarını geride bırakmaya başladı. Kompakt sınıfın ilk elektrohidrolik otomatik şanzımanlı modeli olan Astra'da sistemin biraz geliştirildiği görülüyor. Ama sadece bazı versiyonlarda: Geçişleri ilk nesle göre yumuşatılmış olsa da hala vites geçişlerindeki kasılmasıyla sürüş akıcılığında keyasak kelimeyasak kelimeyasak kelimeliğe yol açan sistemin en önemli artısı olan eğimlerdeki kalkışlarda aracın geri kaymasını önleyen Hillholder sistemi ne yazık ki sadece en üst versiyon olan Cosmo'da sunuluyor. Bu sistemin bütün versiyonlarda sunulması gerekirdi. Bilindiği gibi sistem, fren basıncını ayak fren pedalından çekildikten sonra iki saniye daha sürdürmesiyle geri kayma başlamadan sürücünün gaz pedalına basabilmesine imkan tanıyor. Kadın, erkek fark etmeksizin bütün sürücüleri yoğun trafikte acemi durumuna düşmekten kurtaran ve işini kolaylaştıran bu sistemin alt versiyonlarda da standart olması Astra'da Easytronic'in yıldızını daha çok parlatabilirdi. Kokpitteki Sport düğmesine basıldığında sistem vites büyütmeden daha üst devirlere kadar tırmanabilmeye imkan veriyor. Sistemin tüketime katkısı manuel versiyona göre fabrika verilerinde 0.1 litre daha düşük değerle ifade edilmiş. Buna karşılık test sürüşünde saptadığımız 100 km'de ortalama 8.0 litrelik değer 0.1 litre daha yüksek çıktı. Ama kazanç olarak da zarar olarak da yüzde l'lik değer kimsede heyecan yaratmaz Kullanım, konfor Vectra'da eleştirdiğimiz ve zaten sonrasında makyaj operasyonunda olması gerektiği şekle getirilen dokunmatik sinyal kolları, Astra'da Mercedes ve BMW modellerindeki gibi hassas çalışıyor ve sürücüsüne anlamsız karmaşalar ve bocalamalar yaşatmıyor. Direksiyon kolonunun ileri-geri, aşağı-yukarı hareketlerinde sinyal ve silecek kollarının da beraber hareket etmesi ergonomiyi pekiştiren bir özellik. Astra'nın direksiyon ve süspansiyon sistemleri adeta beraber hareket eden organik bir yapıya sahip. Elektrohidrolik olmasına karşın birçok benzerinden farklı olarak direksiyon sistemi keskin yönlendirme ve hassasiyet sunuyor. Direksiyon sistemiyle benzer tepkiler verebilen süspansiyon sistemi otomobili hep yolda tutuyor. Güvenliği hep üst düzeyde tutan ve sadece çok zorlandığında arkadan kontrollü bırakabilen sistem sertliğiyle bazı kullanıcıları memnun edemeyebilir. Yeni Astra'da ilk test aracımız olan manuel vitesli Cosmo versiyonunda duyduğumuz ama test aracına özgü hatalardan olabileceğini düşünüp notlarımız arasına almadığımız A sütunlarındaki ve kapı fitillerindeki yoğun rüzgar sesi ne yazık ki ikinci test otomobilimizde de karşımıza çıktı. Astra bütün sürüş dinamikleri gibi fren performansıyla da sınıfına ağırlığını koyacak. Çok rahat dozlanan fren pedalıyla güvenli duruşlar yapabilen Astra, 100 km/s hızdan 36 metrede durabiliyor.
Araba İle İlgili Diğer Sayfalarımıza Baktınız Mı?
|
|
|
|
| TumArabalar.Com Hizmetleri | |